Pencere Açmak mı, Yoksa Kapı Açmak mı?
Koçvari Mentörlük sürecimde birçok kişi ile tanıştım ve çalıştım. Tanışmaya ve çalışmaya devam ediyorum. İçe dönen, kendinde ve kendinden dönüşüme başlayan herkes, olaylara daha farklı nasıl bakabilirim? Bakış açımı nasıl geliştirebilirim soruları üzerinde çalışıyor. Bu yönde gelişmek ve değişmek için koçtan ve/veya mentörden destek istiyor.
Birbirinden farklı onlarca düşünce aracı kullanılarak, insanların zihin odalarında farklı yönlerde, farklı büyüklüklerde pencereler açılarak bilişsel, duygusal ve davranışsal dönüşümün adımları atılabilir. Farklı yönlerde farklı manzaraları görmesi, havayı teneffüs etmesi, sesleri duyması sağlanabilir. Her bir pencere, zihin odalarının aydınlık ve ferahlık kaynağı olabilir.
Ancak, zihin odalarında pencere açmak yeterli değildir. Pencere yerine kapılar açılmalıdır. Pençeler farklı şeyleri görmeyi, duymayı ve hissetmeyi sağlar. Fakat, o odadan çıkma özürlüğünü vermez. Sınırlarınızı aşmanızda doğrudan etki etmez. Bunun yerine kapılar açmaya odaklansak, açılan bu kapılar hem pencerelerin oluşturduğu görme, duyma, hissetme işlevlerini görür hem de istediği anda o zihin odasından çıkma davranışı için cesaret oluşturur. Düşüncenin eyleme ve eylemin beceriye dönüşmesi için koçluk ve mentörlük sürecinde danışanlarımıza kapılar açmaya odaklanmalıyız.